
Merhaba sevgili dostlarım.
Hepimizi farklı şeylerin mutlu ettiği yada hiçbirşeyin bizi mutlu etmediği bir zamanda yaşıyoruz.
Köşe bucak mutluluğu arıyoruz. Ve hep ona çok yakın olduğumuzu düşünüyoruz; "evimi alınca, arabamı alınca, yazlığımı alınca, yatımı alınca, bilgisayarımı alınca, ayakkabımı alınca, takım elbisemi alınca, gece elbisemi alınca, cep telefonumu alınca vs." hemen ardından mutluluğun geleceğini ve bizi hiç bırakmıyacağını düşlüyoruz ancak her defasında bir miktar doyumsallığını yaşayıp onu tekrar kaybediyoruz.
Oysa Çekirdek Dünya tarlasına kendini ekmiş olan bir bilinç tohumu "madde" ile ilk kez burada tanışır. Çünkü geldiği yerdeki ortamsallık daha farklı ve ince latif bir seyyalite arz etmektedir. Çekirdek Dünya yaşamı ise maddi mekanlaşma gerektirdiğinden her bilinç tohumu burada ilk olarak anne karnında madde ile tanışır, kendisi için robotik kalıplar kategorisine giren, bir biyorobot yapılamaya başlar. Sonra beşeri doğumla dünyaya gelir ve Çekirdek Dünya'nın deneyim, evrim, görev, geçiş, imtihan, öz yaratım boyutsallık keyfiyetleri ile muhatap olmaya, o boyutlarda yaşamaya başlar.
Bu boyutlar onun değişik yaşam formasyonları oluşturmasını sağlar. Mesela olguları deneyimler; öfkeli olmayı / olmamayı, kaygılı olmayı / olmamayı, müteşebbis olmayı / olmamayı, cesaretli olmayı / olmamayı, halim-refik-müşvik olmayı / olmamayı ve bunlar gibi sınırısız olguyu seçer, yaşar, deneyimler.. Bu deneyimler enkarnasyonları boyunca sürer, her bir enkarnasyon onun tekamül tekerleğinde daha ileri gitmesini sağlar.
Her defasında ÖZ'ü ondan daha çok Çekirdek Dünya'ya akmaya ve KENDİNİ burada YARATMAYA başlar. Bu gerçekleştikçe insan çevresine daha çok hizmet eden, topluma daha faydalı, dünya toplumlarının kavramını yücelten ve insanları doğruluğa sevk eden bir konuma gelir..
Tüm bunlar buradaki yaşamın DHARMA 'sını oluşturur dostlarım, yani Yaşam Amacı .
Peki diyeceksiniz ki bunların mutluluk ile ne ilgisi olabilir? Cevabı çok basit dostlarım; eğer biz perdenin öbür tarafında DHARMA'mıza sadık kalma sözü verir ve dünya sahnesine çıktığımızda bunu unutursak, yaşam amacımızın dışındaki yerlerde dolaşırsak, çalıştığımız yerleri, yaptığımız dünyasal işleri, maddesel sefahati, kendimiz için yaşamayı DHARMA'mız sanarsak o zaman mutluluğu asla bulamayız.
O zaman bize düşen DHARMA'mızı keşfetmektir dostlar. Neden burada olduğumuzun cevabını bulmak ve buna uygun yaşamak. İnsanlara nasıl faydalı olabileceğimizin, dünyaya nasıl daha çok katkıda bulunabileceğimizin cevabını bulmak. Bilmeliyiz ki bunun dışındaki herşey bizim DHARMA'mızı gerçekleştirmemiz için yardımcı fonksiyon teşkil edecektir.
Sevgi ve saygılarımla.
|